Pamukkale UNESCO listesinde mi ?

Murat

New member
Pamukkale UNESCO Listesinde mi? Kısa Cevap: Evet, Hem de Sıradan Bir “Evet” Değil!

Pamukkale’yi ilk kez gören insanın aklından geçen düşünce aşağı yukarı belli: “Buraya gerçekten gidiliyor mu, yoksa Google görselleri yine bizi kandırıyor mu?” 😄 Beyaz travertenler, turkuaz renkli termal havuzlar, tepeden aşağı süzülen mineral suları ve hemen yanı başındaki antik kent... İnsan ister istemez buranın bir yerlerde “dünya çapında korunması gerekenler” klasörüne girmiş olmasını bekliyor.

Beklentiniz boşa çıkmıyor.

Evet, Pamukkale UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alıyor. Ancak burada küçük ama önemli bir ayrıntı var: UNESCO'daki resmi alanın adı yalnızca “Pamukkale” değil, “Hierapolis-Pamukkale”. Bu alan 1988 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne alınmış durumda. UNESCO kaydında alanın numarası 485 ve miras türü açısından karma miras alanı niteliğinde. UNESCO World Heritage Centre+1

Yani Pamukkale'nin beyaz travertenleri tek başına “Ben güzelim, beni listeye alın” demiyor. Yanında yaklaşık iki bin yıldan fazla geçmişe sahip Hierapolis Antik Kenti de var. Asıl ilginç olan da zaten bu birliktelik.

Peki UNESCO Neden Pamukkale'yi Listeye Aldı?

Burada olay yalnızca güzellik değil.

Dünyanın dört bir yanında birbirinden etkileyici doğal manzaralar bulunuyor. Dolayısıyla “bembeyaz ve fotoğraflarda harika çıkıyor” demek UNESCO açısından tek başına yeterli değil. Pamukkale-Hierapolis'in değerini oluşturan şey, olağanüstü doğal oluşumlarla tarihi mirasın aynı alanda buluşması.

UNESCO'ya göre Pamukkale'deki termal kaynaklardan çıkan kalsiyum karbonat bakımından zengin sular, zaman içinde teraslar, mineral oluşumları ve adeta taşlaşmış şelaleleri andıran yapılar meydana getirmiş. Hemen yanı başında ise antik Hierapolis'in hamamları, tapınakları, tiyatrosu, nekropolü ve diğer kalıntıları bulunuyor. UNESCO World Heritage Centre

Kısacası burası biraz şu mantıkla çalışıyor:

Doğa: “Ben milyonlarca yıllık bir sanat eseriyim.”

Tarih: “Benim de iki bin küsur yıllık hikâyem var.”

UNESCO: “Tamam, ikiniz de aynı dosyaya girin.”

Üstelik UNESCO, Hierapolis-Pamukkale'yi üç farklı kriter üzerinden değerlendirmiş: (iii), (iv) ve (vii). Bunlar alanın kültürel, mimari/tarihsel ve doğal değerlerinin birlikte değerlendirilmesini sağlıyor. UNESCO World Heritage Centre

“Pamukkale mi, Hierapolis mi?” Aslında Cevap: İkisi Birden

Burada sık yapılan bir karışıklık var.

“Pamukkale UNESCO listesinde mi?” diye sorulduğunda çoğu kişi doğrudan travertenleri düşünüyor. Oysa UNESCO açısından mesele daha geniş.

Hierapolis-Pamukkale, doğal ve kültürel mirasın birlikte değerlendirildiği bir alan.

Hierapolis'in kuruluşunun MÖ 2. yüzyıla kadar uzandığı kabul ediliyor. Antik kent zaman içerisinde Roma döneminde önemli bir termal merkez haline geliyor. Hamamlar, tiyatro, nekropol, tapınaklar ve çeşitli dini yapılar kentin geçmişteki önemini bugün de gözler önüne seriyor. Kültür Portalı+1

Özellikle Hierapolis'in termal özellikleri nedeniyle ortaya çıkması oldukça ilginç.

Bugün insanlar “hafta sonu termale gidelim” diyor.

Antik çağ insanı da aşağı yukarı aynı şeyi düşünmüş:

“Şurada sıcak su var, manzara güzel, sağlık açısından da kullanılıyor... Buraya şehir kuralım.”

İnsanlığın tatil anlayışı değişmiş olabilir ama sıcak su sevgisi pek değişmemiş. 😄

Travertenler Nasıl Oluştu? Beyazlığın Arkasında Ne Var?

Pamukkale'nin UNESCO açısından değerini anlamak için travertenlerin nasıl meydana geldiğine de bakmak gerekiyor.

Termal sularda bulunan mineraller, suyun yüzeye çıkması ve çeşitli fiziksel-kimyasal süreçlerin gerçekleşmesi sonucunda zaman içerisinde kalsiyum karbonat birikimleri oluşturuyor. Bu birikimler, bugün gördüğümüz beyaz terasların ve havuzların oluşmasına katkıda bulunuyor. UNESCO da bu olağanüstü peyzajı, mineral ormanları, taşlaşmış şelaleleri ve basamaklı havuzlarıyla tanımlıyor. UNESCO World Heritage Centre

Türk Kültür Portalı'ndaki bilgilere göre Pamukkale travertenleri yaklaşık 2.700 metre uzunluğunda ve 160 metre yüksekliğinde bir doğal oluşum alanı oluşturuyor. Bölgede sıcaklıkları yaklaşık 35-36 °C'ye ulaşan sıcak su kaynakları da bulunuyor. Kültür Portalı

Burada ilginç bir soru ortaya çıkıyor:

Bir manzara ne zaman “güzel” olmaktan çıkıp “insanlığın ortak mirası” haline gelir?

Pamukkale örneğinde cevap yalnızca görüntü değil. Jeolojik oluşum, doğal süreçler, antik yerleşim, mimari kalıntılar, dini tarih ve binlerce yıllık insan kullanımı aynı yerde birleşiyor.

İşte UNESCO açısından asıl hikâye burada başlıyor.

UNESCO Listesine Girmek “Artık Buraya Hiçbir Şey Olmaz” Demek mi?

Hayır.

Hatta tam tersine, UNESCO statüsü beraberinde ciddi bir koruma sorumluluğu getiriyor.

Dünya Mirası Listesi'nde bulunmak, bir alanın sonsuza kadar değişmeden kalacağı anlamına gelmiyor. Alanın korunması, yönetilmesi, ziyaretçi hareketlerinin düzenlenmesi ve doğal-kültürel değerlerin gelecek kuşaklara aktarılması gerekiyor.

UNESCO'nun Hierapolis-Pamukkale sayfasında alan yönetimi, koruma, ziyaretçi yönetimi ve risk yönetimi gibi konuların önemine özellikle değiniliyor. UNESCO World Heritage Centre

Yani travertenlere bakıp:

“UNESCO'ya girmiş zaten, bundan sonra rahatız.”

demek biraz “evin tapusunu aldım, artık çatıyı tamir etmeye gerek yok” demeye benziyor.

Tam aksine, değer büyüdükçe sorumluluk da büyüyor.

Erkek “Haritayı Açalım” Diyor, Kadın “Önce Biraz Hissedelim” Diyor mu? Her Zaman Değil!

Forumlarda gezi konuşmalarında sık rastlanan eğlenceli bir klişe var:
 
Üst